Sayfalar

Cuma, Ekim 10, 2014

Çikolata Soslu- Böğürtlenli Cheesecake






















Herkesin geçmiş bayramını kutlayarak, bu bayram tüm misafirler tarafından "aa sen mi yaptın hazır sandık" nidaları eşliğinde tüketilen cheesecake'i sizlerle tanıştırmak isterim :).  Her zaman yaptığım tarifi ufak dokunuşlarla muhteşem bir görüntüye kavuşturmanın mutluluğuyla ikram ettim kendisini. Bahçeden ellerimle topladığım böğürtlenler bu pastada yerini buldu..

Malzemeler:

Tabanı İçin:
  • 1 paket Eti burçak
  • 60 gr oda sıcaklığında tereyağı
Dolgusu İçin:
  • 2 paket yörsan white
  • 1 paket krema
  • 3,5 yemek kaşığı un
  • yarım çay kaşığı tuz
  • 3/4 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 3 yumurta (oda sıcaklığında)
  • 1 kase böğürtlen (üzeri için yaklaşık 15 adet ayırdım)
Üzeri İçin:
  • 200 gr bitter çikolata (Elit marka kullanıyorum)
  • 1 paket krema
  • 15-16 adet böğürtlen
Yapılışı:

Tabanı için bisküvileri rondoda un haline getirin, tereyağ ile karıştırın. 24 cm kelepçeli kalıbın altına yağlı kağıt yerleştirin. Bisküvi karışımını kalıbın dibine elinizle bastırarak döşeyin. Fırınınızı 170 dereceye ayarlayın. İçine 2,5 su bardağı su koyduğunuz tepsiyi fırına yerleştirin. Dolgusu için bir kaseye yumurta hariç tüm malzemeyi ilave edin ve mikserle karıştırın. Her bir yumurtayı tek tek ekleyerek karıştırın. Çok fazla köpürtmeyin. Karışıma en son böğürtlenleri ilave ederek kaşıkla hafifçe karıştırın ve bisküvi tabanın üzerine dökün. İçinde kalan kabarcıkların çıkması için tezgaha kalıbı bir kaç kere sertçe vurun. Kalıbın kenarlarını aliminyum folyo ile çevreleyin ve ısınmış fırına su dolu tepsiye yerleştirin. Çikolata sos için krema ve çikolataları düşük ısıda karıştırarak eritin, ara sıra karıştırın ki kabuk tutmasın. Cheesecake'inizin ortası hafifçe sallandığı an fırını kapatın ve kapağını açın. Eğer çok piştiğini düşünüyorsanız hemen fırından çıkarın. Hafif ılıyana kadar bekletin ve üzerine ılık çikolata sosunu dökün. Yine kabuk bağlamasın diye dolaba koymadan önce üzerini bir pasta kapağı veya benzer bir şeyle kapatın. En az 4-5 saat beklettikten sonra servis etmeden önce üzerine böğürtlenleri sıralayın.

Afiyet olsun..

Cuma, Eylül 26, 2014

Ekşi Mayalı Ekmek



Artık ben de evde ekmeğimi kendim yapıyorum hem de kendi ürettiğim mayamla, ismi bile var Gözde :) Gözde benim ilk maceram değil, ilkini fotoğraflamıştım ancak ne yazık ki yanlış bilgilendirme kurbanı oldu o mayam hem de tutmuş olmasına rağmen. Yeşil Anne'den buraya alıntı yapıyorum. "

Ekşi Maya, un ve suyun buluşarak tekrardan yaşama dönmesidir. Metabolizmamız için gerekli dost, probiyotik bakteriler ile fermente olan yani mayalanan hamurdan yapılan ekmek diğer sıradan ekmekler gibi kilo aldırmaz,kalp ve damar hastalıklarına yol açmaz. Daha az tüketilir ve uzun süre tok tutar. Çocuklarımız, bebeklerimiz için çok besleyici eşsiz bir B vitamini kaynağıdır."  
Bu ekmeği yapalı daha çok ekmek yemeye başlasam da gerçekten de kilo almadım, bu konuda sıkıntınız olmasın :). Normalde akşamları ekmek yemezken, tabi bu ekmeğe dayanamayıp yemeye başladım. Ekşi maya tarifini herkes bir yere göre yapmış çeşitli tarifler mevcut, ben kendi yaptığımı da kabaca anlatmak istiyorum. Öncelikle temiz cam bir kavanoz, temiz bir tahta kaşık veya spatula, içme suyu, ekmek unu ve tam buğday unu gerekiyor. Ben kabaca 2 ölçü un 1 ölçü su ile başladım işe. Unları da yarı yarıya ekmeklik un ve tam buğday unu olacak şekilde ölçülendirdim. Kıvamı bozadan biraz daha koyu olacak, benim mayanın kıvamı ilk günler sulu oldu ve bekledikçe üzerinde bir su tabakası oluştu. Korkmayın bu olmadığı anlamına gelmez.















Bu su tabakası maya bozulmasın diye kendisini koruma altına aldığı anlamına geliyor. Su tabakasını görünce un miktarını suya göre daha fazla kattım ve ertesi gün sulanma olmadı. İlk günler süt gibi kokan maya giderek ekşi kokmaya başlıyorsa doğru yoldasınız. Tabi bu oluşum sürecinde mayanız oda sıcaklığında bekleyecek. Eğer maya beslendikten sonra 2 saat içinde 2 katına çıkıyorsa mayanız olmuş demektir. Artık nefis ekmekler yapmak için hazırsınız. Maya testine göre; olmuş maya suya konduğunda üzerinde yüzmeliymiş, ancak benim mayam hiç bir zaman suda yüzmedi :). Bu gibi bilgiler gözünüzü korkutmasın, ekmeğiniz kabarıyorsa mayanız olmuştur :). Ben mayam hazır olmasına rağmen hemen buzdolabına kaldırmadım. İyice şımarsın bakteriler çoğalsın diye dışarıda 2-3 gün daha tuttum, tabi beslemeyi unutmayarak.
Ekmek için ise eğer mayanız yeniyse yarım su bardağı kadar, mayanız olgunlaşmışsa 1-2 yemek kaşığı yeterli olacaktır, 350 cc içme suyunda çözün. En üstte yaptığım ekmeğin ölçülerini vereceğim. Bu ekmek için yarım bardak köy ekmeği karışımı, yarım bardak tam buğday unu, kalan 3 -3,5 bardağı ise beyaz un katarak yoğurmaya başladım. Yoğurmadan önce unun üzerine 2 tatlı kaşığı tuz serpiştirin, mayayla temas ettirmemeye çalışıyorum. Yoğurma işlemini makinede de yapabilirsiniz ben şimdilik elde yoğuruyorum, yoğurdukça toparlanmaya başlayan elinize daha az yapışan bir hamur olmaya başlıyor. Eğer hamura parmağınızla bastırdığınızda geri geliyorsa hamurunuz hazır olmuş demektir. Kasenin üzerini streç filmle kaplayın. Sırada bekleme aşaması var. Hamur iki katına çıkana kadar beklemeniz gerekiyor. Bu yoğurma işlemini akşam yaparsanız sabaha kadar mayalanmış olur. 
Sabah da hamurun havasını çok almadan şekil vermeniz gerekiyor. Bunun için tezgaha bol miktarda un eliyorsunuz. Hamurun üste bakan kısmı alta gelecek şekilde tezgaha dökün. Hamurun unsuz üstte kalan kısmı elinizle toparlayın ve unlu kısmı yukarı gelecek şekilde ters yüz edin. Üste bakan kısmı gerdirerek elinizle şekil vermeye çalışın. Bu aşamada hamur kesinlikle yoğrulmamalıdır. Yine hamur kasenize bir havlu yerleştirin ve havluyu unlayın. Tezgahtaki hamurunuzun gergin yüzünü unlu havluya gelecek şekilde ters yüz edip yerleştirin. Üzerini ıslak bir havlu ile örtüp bir kenarda en az 1 saat dinlendirin. Fırınınızı 225 dereceye ısıtın ve kaynar su dolu bir kaseyi ve ekmeği pişireceğiniz tepsiyi fırınınızın bir köşesine yerleştirin. Sırada kesme işlemi var, kestiğiniz yerden hamur kabarabilsin diye.. Kasede dinlenmiş hamurunuzun üzerine uygun boyutta kestiğiniz fırın pişirme kağıdını koyarak bir tepsi yardımıyla ekmek hamurunuzu ters-yüz edin. Çok keskin bir bıçakla en az yarım cm derinliğinde kesik atın. Ancak kesiklerinizin boyunu uzun tutun ki ekmek rahat kabarabilsin. Kağıtla birlikte fırında iyice kızmış tepsinize yerleştirin. İlk 20 dk 225 derecede, sonraki 30-35 dk 200 derecede pişirin. Ekmeğin tabanına vurduğunuzda tok bir ses çıkıyorsa ekmeğiniz pişmiş demektir. Fırından çıkardıktan sonra bir tel üzerinde soğumaya bırakın, en az yarım saat 1 saat dinlendirdikten sonra dilimleyebilirsiniz.

Afiyet olsun..

Cuma, Haziran 06, 2014

Kek - Kurabiye - Ekmek vs


























Yaptığım tarifleri bir türlü ekleyemedim ve toplu olarak paylaşmaya karar verdim. En azından bir kenarda unutulmaz. Benim için mutfak hafta sonu demek, hafta sonu yapıp beklemeden tükenen bazı tariflerden en azından bahsetmek istedim. Yukarıdaki kek antep fıstıklı ve damla çikolatalı, nefis oldu öneririm. Yandaki börekler kayın validemin ıspanak ve ezine peyniri ile yaptığı müthiş bir lezzet. Tam buğday unu ile yapılan hamur tereyağı ile küçük küçük açılarak arasına bu harç konuyor.





Diğeri hepinizin bildiği yaptığı bir kurabiye çeşidi. Lezzetin küçük kitapçıklarının birinde gördüğüm diğer bir kek tarifi de içerisine badem ezmesi konularak yapılıyor. Çocuklara pek hoş gelmeyebiliyor tadı badem ezmesinden dolayı ancak biz yetişkinler için güzel bir alternatifti.






Bu kek tarifini de Hatice bana kakule getirince internette kakuleli kek avına çıktığımda KekEvi'nden bulmuştum. Gayet hoş aromalı severek tükettiğimiz bir kek olmuştu.









Veee son olarak ablamın evde ekşi maya ile yarattığı harikalardan bir kolaj yaptım. Evde beslediği mayalarla her sabah nefis ekmekler pişiriyor, hepsi elinde şekilleniyor ve kahvaltıda tazecik el yapımı ekmek yiyorlar ben de İstanbul'da kaldığım süreçte tatma fırsatı yakaladım..